Perşembe, Ekim 29, 2015

hayvan çiftliği - erdal beşikçioğlu

bu kadar reklamın ardından müsamerenin az ötesinde bir oyun çıkarılması hoş olmadı. dağ fare doğurdu denilebilir.

muhteşemdi, inanılmazdı gibi histerik ankara seyircisi yorumlarını yapmadan önce, 30 tl'lik bilet satan tiyatrolar nasıl işler çıkartıyorlar, düşük bütçelerle nasıl oyunculuklar sergileniyor görmek lazım. yoksa onların sanatlarına büyük haksızlık edilmiş olur.

erdal beşikçioğlu'nun oyunculuğuna elbette diyecek laf yok ama yönetmen olarak böyle bir oyunun altından kalkamamış. zaten genç bir oyuncu kadrom var, öyleyse neden hayvan çiftliği'ni sahnelemiyorum mantığı da anlaşılabilir değil. zor bir oyun ve ben ister istemez cem emüler sahneleseydi, çok daha etkileyici bir iş çıkartırdı diye düşünüyorum. kaldı ki, diğer bütün detayların ötesinde, verilen mesajlar, alt metinler konusunda da çok yüzeysel kalınmıştı.

oyuncuların fiziksel kondüsyonları çok yüksek olabilir ama neticede sirk değil, tiyatro oyunu izliyoruz. parmak ucunda uzun süreler kalınmadan da bu iş kotarılabilirdi. sırf bu sebepten takdir etmek çok da doğru değil. özellikle at nazlı rolündeki oyuncu, daha çok trip atan bir liseli gibiydi, erkek atı oynayan oyuncunun performansı şahaneyken, bu durum daha da göze battı. bunun yanında tavuklar ve keçiyi oynayan oyuncular çok çok başarılılardı, kendilerini tebrik etmek isterim.

son olarak, görselliği yüksek, bütün olayı koreografi olan bir oyun sahneleyip, seyirci yerleşimini bu kadar geri plana atmak inanılmaz büyük bir eksiklik. sahnedeki aynalar da ancak bu kadar işlevsiz kullanılabilirdi. bu konularda düzenlemeler yapılabileceğini düşünüyorum çünkü oyundaki tek artı sahnedeki devinimken, bu desteklenmeli, seyirciye en iyi şekilde sunulmalı.

yastık adam

beğenmediğim oyunları burada kıyasıya eleştirirken, en beğendiğim oyunlar listeme üst sıralardan giren yastık adam'a bir güzelleme yapmasam olmazdı.

daha önce, dot'un in yer face tarzında ve talimhane tiyatrosu'nun kara mizah olarak sahnelediği oyunu, ankara devlet tiyatrosu dozajı oldukça yüksek bir gerilim olarak sahnelemiş, çok da güzel olmuş.

irlandalı martin mcdonagh'ın yazdığı bu oyun, irfan şahinbaş'ta izlense daha vurucu olabilirdi. tiyatroda sade dekor, kısıtlı kast ile ön plana çıkan iyi oyunculuk her zaman daha etkileyici oluyor benim için.

yönetmen ilham yazar, oyuncular murat çıdamlı, emre erçil, tolga tekin, mesut turan.

murat çidamli müthişti. tiradları ile oyunu bambaşka bir seviyeye taşıdı. buraya daha sonra ayrı bir parantez açmak istiyorum.
michael'i oynayan emre erçil olmasaydı hikaye bu kadar etkileyici olmazdı diye düşünüyorum, oyuna hareket ve duygu katmasa daha tekdüze, belki yer yer sıkıcı bir oyun izlemiş olurduk.
tolga tekin'e her zaman hastayız, ariel ile de göz dolduru.
tupolski için bence fazlaca holivud kaçkını dedektif tiplemesi yaratılmıştı. ben yılların tiyatrocusuyum, bakın nasıl da oynuyorum tarzıyla, mesut turan'ın iddialı oyunculuğunu sevemedim.

çok oldu izleyeli ama yazmazsam içim rahat etmezdi. mutlaka ama her tiyatroseverin izlemesi gereken çok başarılı bir oyun.

iş mülakatlarında sorulan sinir sorulara cevaplar - 8

- yalnız biz cumartesi de tam gün çalışıyoruz sizin için sorun olur mu?
+ olur tabi
- çalışırım diyorsunuz
+ yok cumartesi tam gun calismak her normal insan icin sorun olur diyorum.

iş mülakatlarında sorulan sinir sorulara cevaplar - 7

butik tip firma yöneticisi, aikido yaptığından, şamanlıktan vs bahsettiği uzun bir mülakatın sonunda 8 yıllık mühendis bana maaş teklifini söyler.

yönetici: biz bu pozisyon için 2000 tl düşünüyoruz, bir çılgınlık yapıp bizimle çalışmak istersiniz belki.

ben: yani bu kadar çılgınlık yapmışken, bizim sokaktaki bim'de başlayayım diyorum, hem yol parası da vermem nerdeyse aynısına denk gelir. nası çılgınlık ama??

yönetici: ehemehe :((((

iş mülakatlarında sorulan sinir sorulara cevaplar - 6

bu kez firma kurumsal, pozisyonu istiyorum, ufak tereddütlerim var ama iş teklifi gelsin de o zaman bakarız diyerek, mülakatta 4 kişilik ekibin sorularını cevaplıyorum. görüşmenin son sorusu gelir;

yönetici: yalnız kariyer.net cv'nizde neden referanslar yok?
ben: sonraki aşamalarda paylaşıyorum talep edilirse.
yönetici: neden? *
ben: e siz beni görüşmeye uygun buldunuz da, görüştükten sonra ben de firmayı çalışmaya uygun bulacak mıyım bilemem, değil mi? o yüzden özgeçmişime ulaşan herkeste bulunmasına gerek yok referanslarımın, sizinle çalışmak isterim, referanslarımı iletirim tabi.
yönetici: peki, teşekkürler o zaman.

*çünkü eşşeğin ...

iş mülakatlarında sorulan sinir sorulara cevaplar - 5

cv'de ispanyolca'yı gören yönetici bir heves sorar;

y: mesela brezilya'ya gitsen, adamlarla çatpat konuşabilir misin?

b: yalnız anadilleri portekizce adamların, niye ispanyolca konuşmaya çalışıyoruz?
y: tabii canım evrensel dil ingilizce sonuçta.
b: tabii. :/

iş mülakatlarında sorulan sinir sorulara cevaplar - 4

ik gerizekalıları bertaraf edildikten sonra, genel müdür'le görüşme yapılacaktır,

gm: vıdıvıdıvıd...ı şimdi siz bu işi yaparım tek başına diyebiliyor musunuz?
ben: e biraz yıpranırım ama yaparım.
gm: oldu o zaman, biz konuda daha tecrübeli bir aday bulamazsak size dönelim. bu arada sizin var mı?
ben: ney var mı?
gm: bu konuda tecrübeli tanıdığınız?
ben: ama ben? :/

iş mülakatlarında sorulan sinir sorulara cevaplar - 3

dandik bir firmayla görüşmenin bir kısmı tamamlanmıştır. devamında,

ik: akıcı yazıyor ama ingilizceniz ne seviyede?

ben: isterseniz ingilizce devam edelim.
ik: eheheu yok benim pek iyi değil aslında da!
ben: (iç ses) -teallam sabrımı mı sınıyorsun!-

iş mülakatlarında sorulan sinir sorulara cevaplar - 2

bazen sinir sorular çalışmak isteyen taraftan gelir. yazarımız çalışmak istediği firmayla görüşmeye gitmiştir. olumlu geçmiştir aslında ama 2 hafta olduğu halde dönüş olmamıştır.

ben: alooo! ben cok tuhaf, iki hafta önce görüşmeye gelmiştim de, eğer beni düşünmüyorsanız başka iş bakıcam ben! nedir kararınız?
ik: eheheu?!! ben ilgili yöneticiyle görüşüp dönüş yapayım size?
ben: tamam bugün olursa iyi olur.
ik: ??!!

sonuç: pozitif!

iş mülakatlarında sorulan sinir sorulara cevaplar - 1

yazarımız boş oturmaktansa görüşemeye gideyim diyerek, ilgilenmediği bir firmayla görüşmeye gitmiştir, fakat gitmeden gerekli araştırmaları yapmıştır. ilk elemeyi geçmiştir, ikinci görüşme yöneticiyle yapılacaktır. yönetici sınav yaparmış gibi sorgulamaya hatta azarlamaya başlar teknik konularda.

yönetici: neden biz?

ben: başka ilan yoktu.
yönetici: bizim hakkımızda ne biliyorsun?
ben: 3 aydır maaş ödemediğinizi, tazminat vermeden toplu işten çıkarmalar yaptığınızı ve
durumunuzun oldukça kötüye gittiğini.
yönetici: e niye geldin o zaman?
ben: o kadar kötü mü durumlar diye merak ettim sadece.
yönetici: !!!